Aylarca, hatta yıllarca masanın başından kalkmadan sınav kaygısı ile ders çalıştınız. Konuları biliyorsunuz, evdeki denemelerde netleriniz harika. Fakat o gerçek sınav anı gelip çattığında, zihninizde aniden bir şalter iniyor. Zihniniz öylesine yoğun bir strese giriyor ki, sınav anında bildiğini unutmak kaçınılmaz bir kabusa dönüşüyor. İnternette çaresizce sınav kaygısı ile başa çıkma yolları arıyor olabilirsiniz, ancak bu durumun sadece basit bir heyecan olmadığını, beyninizin girdiği bir "bilişsel kilitlenme" hâli olduğunu bilmelisiniz.
Peki, öğrencinin potansiyelini bir anda sıfırlayan bu sınav kaygısı nasıl yenilir? Sadece "derin nefes al ve rahatla" gibi klasik tavsiyelerle değil, zihnin çalışma algoritmalarını yeniden kodlayarak. Bu dönüşümün ne kadar güçlü ve gerçek olduğunu, 2023 yılında Akkaya ve Demirtaş Zorbaz tarafından yayımlanan, LGS'ye hazırlanan 14 yaşındaki bir sekizinci sınıf öğrencisiyle yapılmış bilimsel bir vaka çalışması çok net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Bu akademik olgu sunumundaki öğrenci, sınava dair yoğun bir korku yaşıyor, elleri titriyor ve başarısız olacağına dair sarsılmaz bir inanç taşıyordu. En büyük sorunlarından biri, tıpkı binlerce öğrenci gibi, sınavda süre yetiştirememek ve buna bağlı olarak gelişen panik haliydi. Ayrıca metinleri görünce ön yargıya kapılıyor, uzun soruları çözerken odaklanamama sorunu yaşıyordu.
Araştırmacılar, bu öğrenciye kısa süreli Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) temelli bir müdahale uyguladılar. Öğrencinin zihnindeki "felaket senaryoları" ve "olumsuz otomatik düşünceler", A-B-C modeli adı verilen bir sistemle tek tek analiz edilip yeniden çerçevelendi.
Sürecin sonunda ortaya çıkan somut zihinsel dönüşümler, sınav başarısının şifrelerini veriyor:
Uzun Soruların Şifresi Çözüldü
Öğrenci, "uzun paragraf sorusu zordur" şeklindeki yanlış inancını (bilişsel çarpıtmasını), "sorunun zor olup olmadığı metnin uzunluğuna bağlı değildir" gerçeğiyle değiştirdi. Zihindeki bu resetleme, öğrencilerin en çok zorlandığı paragraf soruları nasıl hızlı çözülür sorusunun da aslında en temel yanıtıdır. Korku bittiğinde, anlama hızı otomatik olarak artar.
Başkalarıyla Yarışmak Yerine Kendine Odaklanmak
Öğrenci, sınav esnasında diğer öğrencilerin sayfaları hızlıca çevirmesine bakıp panikliyor ve kendi süresinin yetmeyeceğini düşünüyordu. Oysa süre kullanım tablosu çıkarıldığında, aslında sınavı tam da planladığı sürede bitirdiği kanıtlandı. Sınav anında başkalarının ne yaptığına değil, sadece kendi sayfasına odaklanmayı öğrenmesi, panik yüzünden yapılan kaydırmaların ve sınavda dikkat hataları nasıl önlenir probleminin kesin çözümüdür.
Gözle Görülür Başarı Artışı Arttı ve Sınav Kaygısı Azaldı
Sınavı artık "hayatın sonu" değil, "sadece bir sınav" olarak görmeye başlayan öğrencinin fiziksel duruşu bile rahatladı ve deneme puanları 380-440 bandına fırladı. Sonucunda ise merkezi yerleştirmeyle alan köklü bir Anadolu Lisesi'ni kazandı.
Bu çalışma bize şunu kanıtlıyor: Zihniniz sürekli bir aşırı düşünme (overthinking) ve felaketleştirme halindeyse, potansiyelinizi asla kağıda dökemezsiniz. Öğrencilerin ve velilerin en çok aradığı dikkat dağınıklığı nasıl geçer / çözümü nedir sorusunun cevabı, daha çok soru çözmekte değil, beynin o otomatik pilotunu devre dışı bırakıp zihinsel kontrolü geri almaktır.
Nöroperformans sistemi olarak eğitimlerimizde tam olarak bu bilimsel temelden yola çıkıyoruz. Sizi durduran o mükemmeliyetçilik tuzağını ve zihinsel felç halini kırarak, sınav anında sarsılmaz bir zihinsel disiplin inşa ediyoruz.
Kaynak: Akkaya, M., & Demirtaş Zorbaz, S. (2023). Sınav kaygısına sahip bir ergenle çalışma: Kısa süreli bilişsel davranışçı müdahale. Humanistic Perspective, 5(3), 1148-1165. https://doi.org/ 10.47793/hp.1291925



